Meksika’da tarihi grev - Taylan Özgür

Matamoros’ta 70 bin işçi birleşip, sendika bürokratlarının koyduğu engelleri yıkarak sermaye sınıfına ültimatom vermiştir. Otomotiv işçisi birliği, tabandan bağımsız inisiyatifi ve örgütlenmesi, mücadele ruhu ve enternasyonal dayanışma ile kazanacaktır.

70 bin işçi üretimi durdurdu

Meksika’nın Matamoros şehrinde, 12 Ocak’tan itibaren otomotiv sanayisinde binlerce işçi, toplam 45 “Maquiladora”da (montaj fabrikası) işini bırakarak ağır çalışma koşullarına karşı ayağa kalkmışlardı. Fiili grevi başlatan işçiler 17 Ocak akşamı fabrikadan fabrikaya yürüyerek, “Birlik! Birlik!”, “Bize katıl!” ve “Grev!” sloganlarını atarak birçok fabrikayı mücadeleye kazanabildiler. Her yeni iş bırakma eylemini alkışlarla karşılıyor ve böylece grevcilerin cephesini gece saatlerine kadar güçlendiriyorlardı. 25 Ocak’ta nihayet resmi grev kararı alınmış, nüfusu 450 bin olan Matamoros’ta, 70 binin üzerinde işçi grev bayrağını yükselterek, yaklaşık son 30 yılda Amerika kıtasında görülmemiş tarihi bir grevi başlatmıştı.

Patronlar küçük primler teklif ederek mücadeleyi durdurabileceklerini düşünüyorlardı, fakat işçiler ortak taleplerinden vazgeçmeyeceklerdi: yüzde 20 ücret artışı, 32 bin peso (yaklaşık 1.700 dolar) yükseklikte prim, sendika aidatının yüzde 1’e indirilmesi, haftalık 40 saat çalışma süresinin geri getirilmesi.

Tüm kuzey Amerika’nın otomobil sanayisini durdurma potansiyelini taşıyan Maquiladora işçileri, ABD, Kanada ve hatta Asya’da sermaye sınıfına korku salıyor. Özellikle General Motors, Ford ve Fiat Chysler’in yan sanayi işletmecileri grevin etkisi altında kalıyor. Autoliv, Inteva, Starkey, Edemsa, Aipsa, Cepillos, STC, Polytech, Kemet, Tyco, Parker ve AFX gibi işletmeler bunlardan bazıları. Ayrıca grevin Reynosa ve Ciudad Victoria şehirlerine kadar yayılma olasılığı, toplu iş sözleşmesi sürecindeki 120 fabrikanın daha etkilenebileceğine işaret ediyor. Endüstri uzmanlarına göre grevin ilk haftasında bile Maquiladora sanayisinde toplam 20 milyon dolarlık, yani dakikada 23 bin dolar zarar oluşmuştu. Son iki haftada ise günlük zarar 50 milyon dolara yükselmiş durumda.

Medyanın, kapitalistlerin ve sendikanın sınıf düşmanlığı

Beklendiği gibi, patronlar işçileri mücadeleden vazgeçirmek için her türlü yola başvurdular. Grevin sürdürülmesi durumanda fabrikaların kapatılmasının kaçınılmaz olacağı tehdidini savurdular. Bundan başka, en az 25 bin kişi toptan işten çıkarmalarla tehdit ediliyor. Bir fare gibi köşeye sıkışmış bulunan patronlar, 70 bin kişilik ordu karşısında son çare olarak devletin baskısına bel bağlıyorlar. Grev dalgasını zorla durdurmak için işçileri baştan beri satmış olan sosyal demokrat hükümetten bunu dileniyorlar.

Medya ise her zamanki gibi büyük ayaklanmaları örtbas etmeye çalışıyor. Ne var ki grev dalgası bütün ülkede daha şimdiden yankı bulmuş durumda. Bundan dolayı sermaye medyasında yalan kampanyalarından geçilmiyor.

Sınıf düşmanları arasında sendika bürokrasisi de yer alıyor. Patronlar dıştan müdahale ederken SJOIIM sendikası, sınıfı içten parçalama çabasını sürdürüyor. Sendika Başkanı Juan Villafuerte Morales grevi pazarlık masasına çekmek ve yayılmasını engellemek için, gece gündüz sınıf mücadelesini sabote etmeye çalışıyor. Hedef, işçileri yeniden sendikanın kontrolü altına almaktır. 17 Ocak’ta söylediği sözler, SJOIIM’nin çizgisi hakkında yeterince bilgi veriyor: “İşçiler ile patronlar arasındaki görüşmeler daha on gün sürecektir. İşçiler artık işyerlerine geri dönerlerse bize daha fazla yardımcı olurlar.”

Grevcilerde sert tepki yaratan bir başka sendika da montaj fabrikalarında güçlü olan SIPTME’dir. Otomotiv yan sanayi firması Tridonex’den yüzlerce işçi sendikanın yardımını talep etmek için SIPTME’nin büroları önünde toplandığında, sendika bürokratları, üyelerini desteklemek yerine bürolarını “güvenlik açısından” erkenden kapattılar. En sonunda sıradan bir sendikacı dışarıya çıkarak, SJOIIM ile beraber çalışan bütün işçileri reddettiğini açıkladı.

Hayal kırıklıklarına kapılmayan, mücadele ruhunu kaybetmeyen işçiler, böylece, fiili grev başladığında da yaptıkları gibi, sendikalardan bağımsız hareket etmeye karar verdiler. Bunun için belli fabrikalarda ayrı grev komiteleri kuruldu.

Dayanışma ve grevler sürüyor

Büyük grev dalgasının bir sonucu olarak, toplam 41 fabrikada işçilerin talepleri patronlar tarafından kayıtsız şartsız kabul edildi. Grevcilerin birçoğu bu hafta ortası itibariyle işe geri dönmüş olacak. Maalesef şunu da belirtmek gerekir ki, geçen haftalarda toplam 600 kişi işten atıldı.

Şimdi grev, henüz anlaşmaya varılmayan Maquiladora fabrikalarında devam ediyor: Varel de México, Victoreen de México, Kearfott Precisiones, Glasmex ve Candados Universales. Bunlara geçen hafta Spellman, Toyoda Gosei Rubber ve Tapex gibi araba parçası üreten birkaç yan sanayi işletmesi daha katıldı.

Ayrıca yeni üretim alanları da greve katılmaya başlıyorlar. Matamoros’ta su dağıtım tesislerinde, süt üretiminde ve Coca Cola’ya ait olan fabrikalardaki işçiler, 31 Ocak ve 1 Şubat’ta makineleri durdurarak, Maquiladora işçilerinin yüzde 20 ücret artışı ve bir kerelik 32 bin peso ödenmesi taleplerini benimsediler.

Günbegün yeni dayanışma mesajları Matamoros’a ulaşıyor. ABD’li ve Kanadalı otomobil işçileri Meksika’daki grevi başından beri takip edip, devam etmesi için Meksikalı sınıf kardeşlerini motive ettiler. Grevciler aynı zamanda kendilerine yemek ve gıda maddeleri ulaştıran halk tarafından da destekleniyorlar. Arjantin ve Şili gibi ülkelerin sosyal aktivistleri, sendika öncüleri, aydınları ve ilerici örgütleri de enternasyonal dayanışmada bulunuyor.

Anlaşılıyor ki Meksika işçi sınıfının düşmanları çok görünse de kendi sırtı da güçlüdür. Sınıfın gücü işçi sınıfının birliğinden ve yasallığın sınırlarını aşan mücadele ruhundan gelmektedir. Matamoros’ta 70 bin işçi birleşip, sendika bürokratlarının koyduğu engelleri yıkarak sermaye sınıfına ültimatom vermiştir. Otomotiv işçisi birliği, tabandan bağımsız inisiyatifi ve örgütlenmesi, mücadele ruhu ve enternasyonal dayanışma ile kazanacaktır.