Suriye’ye “Arap Birliği’ne dön” çağrısı…

Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri, Suriye hükümetine ülkenin güvenliği, istikrarı ve egemenliğinin korunması konusunda gereken adımları atması ve Arap Birliği’ne dönüş hazırlıkları yapması çağrısında bulundu.

 

Suriye’ye karşı savaşın finansmanı, şeriatçı ideolojik motivasyonu, tetikçi devşirme işleri, silah ve lojistik donanımı büyük ölçüde körfez şeyhleri tarafından sağlandı. Bu uğursuz organizasyonları T. Erdoğan-AKP iktidarının tetikçileri eğitmesi, donatması, sınırları açması, savaşta yararlananlar için özel hastaneler tahsis etmesi ve ülkeyi adeta cihatçı çetelerin bir yuvası haline getirmesi tamamlıyordu.

Ekonomik, siyasi, askeri, ideolojik alanlarda Suriye’ye saldıran emperyalist/siyonist güçlerle tetikçilerine, körfez şeyhlerinin aparatı haline getirilen Arap Birliği de diplomatik alanda destek verdi. Suriye’nin üyeliğini Kasım 2011’de donduran Arap Birliği, gerici muhalefetin temsilcilerini muhatap kabul etti. Her şeye rağmen direnen Suriye’nin ayakta kalması, dengeleri değiştirdi. Kibirli havalarda Şam’daki Emevi camisinde namaz kılacaklarına dair nutuk atanlar, utançlarıyla baş başa kaldılar.

Durum değişince birçok ülkenin temsilcisi Şam’ın kapılarını çalmaya başladı. Bu arada Arap medyası da son haftalarda Suriye’nin Arap Birliği’ne yeniden katılımını tartışmaya açtı. Esad yönetimi ise, böyle bir talebinin olmayacağını, Suriye’nin üyeliğini donduranların işledikleri hataları düzeltmekle yükümlü olduklarını vurguluyor.

Sonunda beklenen çağrı geldi. Kahire’de ağırladığı Faslı mevkidaşı Nasır Burita ile ortak basın toplantısında konuşan Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri, Suriye hükümetine ülkenin güvenliği, istikrarı ve egemenliğinin korunması konusunda gereken adımları atması ve Arap Birliği’ne dönüş hazırlıkları yapması çağrısında bulundu.

Bu çağrı, emperyalist/siyonist güçlerin planına uygun olarak Suriye’ye saldıran gerici Arap rejimlerinin Esad yönetimi karşısında geri adım atmak zorunda kaldıklarının kanıtı kabul ediliyor. Bu geri adım, Suriye başta olmak üzere Ortadoğu halklarına ihanet eden gerici rejimleri hiçbir şekilde aklamıyor. Sadece hezimeti kabul ettiklerini gösteriyor. Halklara karşı işledikleri ağır suçların hesabı ise, ancak emperyalizme, siyonizme ve gericiliğe karşı halkların birleşik direnişi yükseltildiğinde sorulacaktır.