Saray rejiminin ‘demagoji pazarları’ açılıyor!

Açılan tanzim satış mağazaları “sebze pazarları” değil olsa olsa ‘demagoji pazarları’ olabilir. Çünkü bu pazarların sorunu çözmeyeceğini T. Erdoğan başta olmak üzere bütün AKP şefleri biliyor. Onların derdi sahte gündemler yaratmak, emekçilere karşı işledikleri ağır suçların üstünü örtmek, imal ettikleri demagoji ile emekçileri sersemletmektir.

Kapitalistleri ihya eden AKP-saray rejimi yandaşlarını, dalkavuklarını, tetikçilerini finanse etmek için de milyarları çarçur ediyor. Ama krizin faturasını ödemeye mahkum edilen işçilere, emekçilere derinliği günden güne artan sefaletten başka bir şey sunamıyor. Sömürüyü, yağmayı, rantı, adam kayırmacılığı, zorbalığı dini istismar ederek örtmeye çalışsa da rejim, içine yuvarlandığı toplumsal meşruiyet krizini aşamıyor.

Süreç seçime doğru akarken korkuları depreşen saray rejiminin ağababaları, akla ziyan açıklama ve icraatlara imza atıyorlar. Hizmetinde bulundukları kapitalizmin krizini aşmak bir yana, kurdukları yağmacı, adam kayırmacı sistemle sorunu daha da derinleştiriyorlar. Temel gıda maddeleri fiyatlarının akıl almaz boyutlara ulaşmasının sorumluları kendileri olduğu halde, utanıp sıkılmadan başkalarını suçluyorlar. 17 yıldır yağmacı/rantçı düzenin dümeninde oturup iyice palazlandılar, ama halen de utanmadan toplumun başına sardıkları her belanın sorumluluğunu başkalarının üstüne yıkmaya çalışıyorlar.

Riyakarlık ve zorbalık dışında ellerinde işe yarar bir araç kalmadı. Kaygı/histeri karşımı bir ruh haliyle açıklamalar yapan rejim başı T. Erdoğan, işi patlıcan fiyatlarıyla mermi fiyatlarını karşılaştırma noktasına vardırdı. Sarayın damadı olan bakan ise, gıda maddeleri olmasaydı enflasyon diye bir şey olmayacağını vaaz ederek büyük “kaşif” olduğunu ispatladı.

Ne histeri ne demagoji ne riyakarlık artık kâr etmiyor. Kapitalizmin yasaları hükmünü sürüyor ve bunun bedelini emekçiler ödüyor. Bu ise, saray rejiminin oy kaybetmesine neden oluyor. Gücün ve rantın kaynağından mahrum kalma korkusuyla sarsılan büyük reisle müritleri sonunda patlıcan, domates, salatalık pazarına el atmaya karar verdiler.

Saray’ın büyük ağasının emriyle Ankara’da ‘tanzim satış mağazaları’ açan AKP’li belediyeler sebze/meyve satışına başladılar. Ankara’nın ardından İstanbul Gaziosmanpaşa’da da başlatılan uygulamanın diğer illere de yayılacağı söyleniyor. Kamuya ait bütün işletmeleri satan AKP-saray rejimi, şimdi patlıcan/salatalık/soğan satışını “kamulaştırıyor.”

Dinci-Amerikancı iktidarın bu hamlesi, nasıl bir sıkışma içine yuvarlandığını gözler önüne seriyor. Güya halka ucuz sebze/meyve satışı yapacaklar. Oysa açılan tanzim satış mağazaları “sebze pazarları” değil olsa olsa ‘demagoji pazarları’ olabilir. Çünkü bu pazarların sorunu çözmeyeceğini T. Erdoğan başta olmak üzere bütün AKP şefleri biliyor. Onların derdi sahte gündemler yaratmak, emekçilere karşı işledikleri ağır suçların üstünü örtmek, imal ettikleri demagoji ile emekçileri sersemletmektir.

Vurgulamak gerekiyor ki, bu din bezirganlarının zokalarını yutabilecek çok az kişi kaldı toplumda. Artık çırpınmaları boşuna! İşçiler emekçiler nezdinde maskeleri düşüyor!