Adalet Arayan İşçi Aileleri Ocak ayı davalarına çağırdı

Galatasaray Meydanı’ndaki nöbet eylemleri yasaklanan Adalet Arayan İşçi Aileleri 79. Vicdan ve Adalet Nöbeti’ni gerçekleştirdi.

Adalet Arayan İşçi Aileleri’nin her ayın ilk pazar günü gerçekleştirdiği Vicdan ve Adalet Nöbeti bugün 79. ayındaydı. Ocak ayında görülecek iş cinayeti davalarına çağrı yapan işçi aileleri sorumlu şirket yöneticileri ve kamu görevlilerinin yargılanması için mücadelelerini sürdüreceklerini vurguladı.

Eylem yasağıyla polis ablukası altına alınan Galatasaray Meydanı’nda eylemleri engellenen aileler yasağa karşın Bir Umut derneği önünde toplandı. Eylemde basın açıklamasını dizi setinde iş cinayetinde yaşamını yitiren Selin Erdem’in ablası Sema Erdem okudu.

Galatasaray Meydanı’ndaki yasağın derhal kaldırılması talebi dile getirilerek başlayan açıklamada, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin hazırladığı rapora göre 2018 yılı iş cinayetlerinde en az 1923 işçinin hayatını kaybettiği ve bunun yine karanlık bir tablo sunduğu belirtildi. “Hep söylediğimiz gibi her yıl savaşlarda ölen insanlardan daha çoğu iş cinayetleri nedeniyle aramızdan ayrılıyor” denilen açıklamada Ocak ayında görülmeye devam edecek iş cinayeti davaları hatırlatıldı.

Esenyurt Marmara Park AVM inşaatında işçilerin kaldığı çadırlarda 11 Mart 2012’de çıkan yangın ve 11 işçinin ölümüyle ilgili davaya dair “9 Temmuz 2015’te Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi kararını verdi. Gerçek sorumlular ECE Gayrimenkul, Marmara Park AVM, Kayı İnşaat, Miratek ve kamu idareleri belgeler, tanık ifadeleri ve iddianameye rağmen sorumsuz bulundu. Firma sahipleri yargılanmadı, sadece firma çalışanları yargılandı. Aileler olarak bu karara itiraz ettik. Yargıtay Mahkeme kararını bozdu” denilerek 10 Ocak’ta görülecek duruşmaya çağrı yapıldı.

31 Ekim 2013’te Esenyurt Özel Doğa Hastanesi için tabela takarken Eren Eroğlu’nun iş cinayetine kurban gitmesiyle ilgili TEİAŞ’ın uyarısına rağmen iş güvenliği önlemi alınmadığı hatırlatıldı. Davada 7 mahkeme başkanı, 18 üye, 7 savcı değiştiği hatırlatılan açıklamada, son karar duruşmasının 26 Aralık 2018’de yapılacağı fakat mahkeme heyetinin “geçici iş göremezlik raporu” alarak duruşmanın 15 Ocak’a ertelendiği dile getirildi. “İhmali olan Esenyurt Belediyesi ve İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri hakkında soruşturma tamamlanmadan, yargılama yapılmadan bu dava bitmez” denilen açıklamada, etkin bir yargılama yapılmadığı ve kararın kabul edilmeyeceği belirtildi.

31 Ocak 2008’de, Davutpaşa’da meydana gelen patlama ve yangın nedeniyle 20 işçinin hayatını kaybetmesi ve 130 kişinin yaralanmasıyla ilgili davanın 6,5 yıl sürdüğü ifade edilen açıklamada, Zeytinburnu Belediyesi yetkilileri ve bina sahiplerine çeşitli cezalar verildiği fakat kararın cezasızlık anlamına gelecek şekilde Yargıtay tarafından bozulduğu hatırlatıldı. Devamında “17 Ocak’ta görülecek davada mahkemenin verdiği kararda direnmesini talep edeceğiz” vurgusu yapıldı.

2018 yılında görülen iş cinayeti davalarının teşhiriyle süren açıklamada, iş cinayeti davalarıyla ilgili şu ifadeler kullanıldı: Uzun süren, zamanaşımına vardırılan yargılama süreçleri, adalet sisteminin iş cinayetinden sorumlu olanları korumaya devam ettiğini gösteriyor. Verilen cezaların ödül sayılabilecek ölçüde düşük olması, kamu idarecilerinin yargılanmasına izin verilmemesi, esas sorumlulardan ziyade suç zincirinin son halkasında olanlara ceza verilmesi, cezasızlık anlamına gelecek cezaların para cezasına çevrilerek taksitlendirilmesi hususlarında değişen bir şey yok. Bizler takip ettiğimiz davaları takip etmeseydik, yargılanan sorumluların yetersiz bulduğumuz cezalara bile çarptırılmayacaklarının farkındayız.”

Bazı davalarda ölen işçilerin kusurlu bulunduğuna değinilen açıklamada, bilirkişilerin bundaki sorumluluğuna dikkat çekildi. Ekonomik krizin iş cinayetlerini arttıracağına işaret edilen açıklamada, “Şirketlerin ekonomik krizin ardına sığınarak işçiler aleyhine adım atacaklarından, güvenlik tedbirlerini tamamen rafa kaldıracaklarından, işçilere en basit kişisel koruma malzemelerini bile vermeyeceklerinden, bunun sonucunda iş cinayetlerinin artmasından endişeleniyoruz” ifadeleri kullanıldı. Sömürüyü ağırlaştıran uygulamaların ve insanlık dışı çalışma koşullarının tabloyu daha da karartacağı belirtilerek “Sendikaları işçinin önce can güvenliğini sağlama, yaşam hakkının ihlal edilmesini engelleme yönünde mücadele etmeye çağırıyoruz” denildi.

Açıklama, 28 Nisan’ın İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenleri Anma ve Yas Günü ilan edilmesi için başlatılan imza kampanyasına destek verme çağrısıyla noktalandı. Eylemde işçi aileleri söz alırken, CHP milletvekili Sezgin Tanrıkulu da konuştu.